17 Ekim 2015 Cumartesi

BİLKENT ENTEGRE SAĞLIK KAMPÜSÜ

       Başkent Ankara'da inşaatına başlanılan Kamu-Özel Sektör Ortaklığı yöntemi ile hayata geçirilmekte olan Bilkent Entegre Sağlık Kampüsü Projesi inşaatını Sağlık Bakanlığı'nın yaptığı ihaleyi kazanan Dia Holding yapmaktadır. 



         İnşaatı tamamlandığında Avrupa'nın en büyük hastane tesisi olacaktır.Tek seferde yapımı tamamlanan Dünya’nın en büyük sağlık kampüsü olacaktır. Bilkent Entegre Sağlık Kampüsü, 1.200.000 m2 inşaat alanı üzerine kurulmakta ve pek çok branşda hizmet verecektir. Hastane kapsamında ,


Bölge Hastanesi
580
Kalp Damar Hastalıkları Hastanesi
425
Ortopedi ve Nörolojik Bilimler Hastanesi
412
Kadın Doğum Hastanesi
574
Çocuk Hastanesi
514
Onkoloji Hastanesi
557
Rehabilitasyon Hastanesi
300
Psikiyatri Hastanesi
198
Yüksek Güvenlikli Psikiyatri Hastanesi
100
olmak üzere toplam 3660 yatak kapasitesi bulunacaktır. proje içerisinde Sağlık Bakanlığı’nın yeni idari binasınında yapımı planlanmaktadır. hastanenin işletmesini 25 yıl boyunca ihaleyi kazanan Dia Holding yapacaktır. Dia Holding yurt dışında özellikle de Azerbaycan'da çok önemli ve prestijli projelere imza atmıştır. 

       Tek seferde inşa edilen en büyük sağlık yapısı olacak olan Bilkent Entegre Sağlık kampüsünde 8000 araçlık kapalı otopark yer alacaktır. İnşaat alanı için 920,000m3 kazı, 800,000m3 dolgu, ve hafriyat işleri ile 530,000m3 beton imalatları, 53,000 ton betonarme demir imalatı, 1,720,000m2 kalıp imalatı, 110,000m2 asfalt döşeme imalatı yapımı planlanmaktadır.



       Dış cephe imalatlarını Arte Yapı'nın yaptığı projenin dış cephe ölçme hizmetlerini ise Şahin Harita yapmaktadır.


1 Ekim 2015 Perşembe

SARIYER'İN BOĞAZ MANZARALI KÖYLERİ 3 (RUMELİ FENERİ)

       Sarıyer turunun son durağında ise İstanbul Boğazının Karadeniz ile buluştuğu noktada yer alan ve adını köyün sırtındaki fenerden alan Rumeli Feneri var. Köy Karadeniz sahilinde olduğunu hemen belli ediyor. Ufak bir limanda bulunan köy içerisinde denize sıfır konumda bolca balık restoranı bulunmakta.
 

17 Eylül 2015 Perşembe

GALATA KULESİ

   İstanbul'un Karaköy sırtlarında Galata semtinde bulunan Galata kulesi yerden 67 metre yüksekliktedir. Eski İstanbul'un panoramik manzarasını seyredebileceğiniz mükemmel konumlu bir kule.






   Ulaşım açısından İstanbul'un merkezinde olmasından dolayı çok rahat bir konumdadır. Özel araç ile ulaşımda Tarlabaşı'ndan Taksim'e çıkarken sol tarafta Galata Kulesi tabelasından girerek burada bulunan katlı otoparka aracınızı bırakabilirsiniz. Toplu ulaşımla ise Taksim'e geldikten sonra İstiklal Caddesini baştan sona geçtikten sonra caddenin bitiminden 500 metre aşağıda kule ile karşılaşıyorsunuz. Eminönü tarafından geldiğinizde ise Karaköy üzerinden bankalar caddesinden yokuşu tırmanarak veya dünyanın en eski ikinci metrosu olan Sultan İkinci Abdülhamit Han tarafından yaptırılan metroyu kullanabilirsiniz.





   Galata Kulesi 2017 yılı güncel giriş ücreti yerli ziyaretçiler için 10 TL yabancı ziyaretçiler in ise 20 TL'dır. Öğrenci indirimi veya müze kart malesef geçerli değil. 5 yaşından büyük çocuklardan ücret alıyorlar.





   Özel bir şirket tarafından işletilen kulede bir bardak çayın fiyatı ise 6 TL. Asansör içinde asılı olan fiyat listesini size fotoğraflamaya çalıştım.





  Asansör ile belirli bir kısma kadar çıkabiliyorsunuz son iki katı ise dönerek çıkan daracık merdivenlerin arasından yapıyorsunuz. En üst katta büyük bir restaurant alanı oluşturulmuş.





   Kulenin etrafındaki gezinti alanı çok dar olduğundan güzel manzara ile fotoğraf çektirme şansınız biraz azalıyor.





   İstanbul'un tarihi dokusuna yeni eklenen Galata ve Atatürk köprülerine simetrik geçmeyerek bence suliyeti bozan metro hatının Şişhane - Unkapanı arasında geçişini sağlayacak olan köprüyüde istemesemde fotoğraflama imkanı  buldum.





      Galata Kulesine gelmeden önce Beşiktaş'ta bulunan ve daha önce paylaştığım Yıldız Parkı 'nda kahvaltı yapabilir veya buranın bir benzeri manzarayıda Kabataş'tan tekneye binerek tam karşısında bulunan ve Galata Kulesine aşkını ilan eden daha önce bloğumda paylaştığım Kız Kulesi 'nde bulabilirsiniz. Başka alternatif gezi mekanları için Günübirlik Gezi  sayfamı ziyaret edebilirsiniz. Pek çok kere tadilat gören üst kısımları sonradan eklene Galata Kulesinin tarihçeside şöyle:





   Galata Kulesi’nin ne zaman yapıldığı hakkında kesin bir bilgi olmamakla birlikte, Kule’nin İsa’dan sonra 507 yılında imparator Iustinianos zamanında inşa edildiği idda edilmektedir. Aynı zamanda Cenevizliler tarafından İsa Kulesi, Bizanslılar tarafından Büyük Kule olarak anılan yapıya, günümüzdekine yakın şeklini, 1348 yılında Cenevizliler vermiştir. 1509 depreminde büyük zarar gören Kule, devrin ünlü Osmanlı mimarı Hayrettin tarafından onarılmıştır. Ayrıca; Kule, Kanuni Dönemi’nde Kasımpaşa Tersanesi’nde çalıştırılan mahkûm işçiler için hapishane olarak da kullanılmıştır.16 yy.ın sonlarında ise; müneccimbaşısı Takıyeddin Efendi, Kule’nin tepesine bir rasathane kurmuştur. Bir dönem bu şekilde kullanılan Galata Kulesi, 3. Murat tarafından kapatılır ve Kule tekrardan hapishaneye dönüştürülür.


   4. Murat zamanında 1638 yılında; Hezarfen Ahmet Çelebi, kollarına kanat takarak, Galata Kulesi’nden Üsküdar’a o meşhur uçuşunu gerçekleştirir. 17 yy.a doğru mehterhane takımına ev sahipliği de yapan Kule; 1717den sonra artan İstanbul yangınlarıyla baş edebilmek için yangın gözetleme kulesi olarak da kullanılmıştır. Ama ne yazıktır ki Kule 1794 senesi kendisi de yanmaktan kurtulamamıştır.

   Üçüncü Selim zamanında; Galata Kulesi onartıldıktan sonra, Kule’nin üst katına bir cumba eklenir.1831’de kule bir yangın daha geçirir. Bu sefer 2. Mahmut; Kule’nin üzerine iki kat daha çıkar ve külah biçiminde olan ünlü dam örtüsüyle Kule’nin tepesi kapatılır. O dönem onarımla alakalı olarak, Pertev Paşa’nın bir de yazıtı Kule’ye yerleştirilir. 1875 yılında kuvvetli bir fırtınadan sonra, Kule’nin tepesindeki külahımsı çatı uçar ve daha sonra 1960 yılında tekrardan onartılır.

 

  Günümüzde Galata Kulesi’nin yüksekliği 66,90 metre, dış çapı 16.45 metre, iç çapı ise 8.95 metredir. Duvar kalınlığı da  3.75 metre civarındadır.

3 Temmuz 2015 Cuma

SARIYER'İN BOĞAZ MANZARALI KÖYLERİ 2 (GARİPÇE)

       Rumeli Kavağı'ndan çıktıktan sonra çok güzel bir orman yolunun içinden geçerek Garipçe tabelasından denize doğru kıvrılıyoruz. Bu güzel çam ormanlarının arasında karşımıza hemen 3. Boğaz Köprüsü'nün ayağı çıkıyor. Pazar günü olmasından ve artık buraların herkes tarafından bilinir olmasından dolayı oldukça kalabalık. Ufacık köy açık otopark halini almış, öyle ki kalenin içerisindeki alana bile araç park ediyorlar.