Hafta Sonu Gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hafta Sonu Gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Temmuz 2022 Pazar

Beypazarı

    Beypazarı Ankara’ya 115 km İstanbul’a ise 335 km uzaklıkta şirin bir Anadolu kasabasıdır. Sincan-Yenikent-Ayaş yolunu takip ederek Beypazarı'na ulaştık. Beypazarı'nın 5 km dışında İnözü Vadisi yer almaktadır. İnözü Çayı'nın oluşturduğu vadide bulunan tesislerde yöresel lezzetlerin tadına bakabilir, doğanın içinde çayınızı yudumlayabilirsiniz. 
    Hıdırlık Tepesi, ilçeyi tepeden görmek isteyenlerin, panoramik manzarayı seyredenlerin uğrak yeridir. İlçe merkezin de bol miktarda gümüşçü görmek mümkün. Özellikle Gümüşçüler Çarşısı içerisinde birbirinden farklı takılar yer almaktadır. Beypazarı'nda kuyumculuk özellikle telkâri işçiliği ve el sanatları son derece önemli bir yere sahip.



    Beypazarı'nı farklı kılan özelliklerden biri de Osmanlı mimarisine sahip tarihi evleri ve konaklarıdır. İlçe içerisin de restore edilmiş çok sayıda konak görmek mümkün.Konaklar otel ve restoran olarak ilçe turizme hizmet veriyor. 
    Beypazarı'nın önemli değerlerinden bir tanesi de havuç yetiştiriciliği.Çarşıda yer alan dükkanlar da havuç suyu, havuç lokumu bulmak mümkün. Havuç'un ilçe için ne kadar önemli olduğunu ilçe meydanına yapılan havuç heykelinden anlıyorsunuz.
    Aladdin sokağı; karşılıklı ve yan yana dizilmiş dükkanların bulunduğu hoş bir çarşı aslında. Bakır işleri, gümüş, baklava, havuç suyu, baharat, erişte, Beypazarı kurusu gibi yiyeceklerin satıldığı dükkanlar da yol boyunca sürekli bir ikram var. Beypazarı kurusu ve kurutulmuş sebzelerden gerçekten yöreye özgü.  Çarşının sonunda Taş Mektep adında yöresel yemeklerin çoğunlukta yer aldığı bir restoran var. Bir de bu bölgeye has  80 kat cevizli baklava yapan dükkanlar var.



     İlçenin önemli gezilecek yerlerinden bir tanesi de Yaşayan Müze. Beypazarı eşrafından tüccar Katırcıoğlu Ali'nin torunu, Büyük Abbas Ahmet'in oğlu Abbaszade Mustafa Efendi tarafından 19.yüzyılda yapılmış yan yana iki konaktan biri, bugün Yaşayan Müze olarak kullanılıyor. Abbaszade konağı, Osmanlı dönemi mimarisi yapısını taşıyor. İçerisinde Türk Hamamı Müzesini de barındırıyor. Yöresel kıyafetler içindeki kadın rehberler size eşlik ediyor ve konağın hikayesini anlatıyor. Konak içerisinde  her oda da farklı rehber ve etkinlikler yapılmakta. Bunlar içerisin de ebru sanatı, kurşun döktürme, hat ile yazı yazma ön plana çıkıyor. Konağın üst katında oturma odası, gelin odası, banyo mevcut. Türk hamam Müzesi temizlik kültürünü belgeleme, koruma ve geleceğe aktarma düşüncesiyle kurulmuş. Bir kasaba hamamı olarak 16. yüzyılda inşa edilmiş. 

15 Kasım 2021 Pazartesi

URLA

    İzmir merkeze 40 km uzaklıkta yer alan Urla, masmavi denizi, ince kumlu plajları, doğal yaşamın izlerini taşıyan köyleri, insanlık tarihi ile yaşıt tarihi bölgeleri ile her açıdan Ege Bölgesinin özelliklerini taşıyan bir ilçe.

    Özellikle günü birlik bunaltıcı büyük şehir yaşamından, gürültüden ve koşuşturmadan uzaklaşmak isteyen İzmirlilerin akınıyla nüfusu hızla artan Urla, ulaşım rahatlığı ile şehir merkezine 30 dakikalık bir yolculukla ulaşılabilen bir yerleşim yeri. Bu özelliği ile Urla, yalnız İzmirlilerin değil Uçak ile İzmir'e gelen İstanbulluların da yerleştiği, bir merkeze dönüştü.


    Urla ismi, Yunancada sazlık-bataklık anlamına gelen Vurla kelimesinden geliyor. Bazı tarihçiler ise Urla isminin Osmanlı’nın beşinci padişahı I. Mehmet’in (Mehmet Çelebi) komutanlarından İbrahim Bey’in sefere çıkarken kendisine ‘uğur ola’ demesinden kaynaklandığı ifade etmektedir.

    Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde de ismi geçen Urla’dan bu kaynakta Kıdafe Kralı’nın kızı Ulice tarafından kurulduğu ve şehre Urli adı verildiği, bu ismin de zamanla Urla’ya dönüştüğünden söz ediliyor.

28 Ağustos 2016 Pazar

İZNİK

       Hafta sonu veya günübirlik geziler için doğanın tüm güzelliklerini sunduğu, Bizans İmparatorluğunun İstanbul'dan önceki başkenti ; ardından Anadolu Selçuklu Devletine başkentlik yapmış açık hava müzesi şeklinde buram buram tarih kokan güzel bir ilçemiz. İstanbul, Bursa, İzmit, Eskişehir gibi büyük şehirlere çok yakın olmasına karşın sanki keşfedilmeyi bekliyor.


        Daha önce inşaatı hakkında bilgi verdiğim İzmit Körfez Geçiş Köprüsü (Osman Gazi Köprüsü) tamamlanması ile birlikte İstanbul'a ulaşımı kolaylaşan İznik ismini verdiği Marmara Bölgesinin en büyük Türkiye'nin ise 5. büyük gölü olan İznik Gölünün hemen yanı başında kurulmuş. İznik Gölünün maviliği yanında zeytin ve şeftali bahçeleri arsında dümdüz giden Bursa - İznik yolu bisiklet severler için alternatif bir güzergah olarak düşünülebilir. Göl kenarında manzarayı seyrederek kahvaltı yapabileceğiniz çok güzel eski tahta sandalyeli mekanlar bulunmakta.

       İlçenin her tarafında yıkılmak üzere olan surları görmeniz mümkün. İlçe girişinde sizi İstanbul kapı karşılıyor. Tam merkezde ise Hristiyanlar için son derece öneme sahip olan şuan cami olarak kullanılan Ayasofya  Camii bulunmakta. İznik'in bir diğer önemli özelliği herkes tarafından bilinen çinileri. Çarşı içerisinde bolca hediyelik eşya mağazası yer almakta. 


       Öğle yemeği için şimdilerde her yere şube açan Köfteci Yusuf'un ilk dükkanı tercih edilecektir. Yemek için çok fazla alternatif olamaması hem de gerçekten köftesinin lezzeti size başka yer aratmıyor. Köftenin porsiyon fiyatı ise 11.50 TL. 

       Fotoğraf severlerin hem doğa hem de tarih fotoğrafları çıkabilecekleri ender yerlerden biri olan İznik de yol boyunca sebze meyve ile zeytinyağı satıcıları yer almakta. Kendi bahçelerinin başına çıkardıkları ürünleri bahar ve yaz aylarında yoldan geçenlere satıyorlar. 

1 Ekim 2015 Perşembe

SARIYER'İN BOĞAZ MANZARALI KÖYLERİ 3 (RUMELİ FENERİ)

       Sarıyer turunun son durağında ise İstanbul Boğazının Karadeniz ile buluştuğu noktada yer alan ve adını köyün sırtındaki fenerden alan Rumeli Feneri var. Köy Karadeniz sahilinde olduğunu hemen belli ediyor. Ufak bir limanda bulunan köy içerisinde denize sıfır konumda bolca balık restoranı bulunmakta.
 

17 Eylül 2015 Perşembe

GALATA KULESİ

   İstanbul'un Karaköy sırtlarında Galata semtinde bulunan Galata kulesi yerden 67 metre yüksekliktedir. Eski İstanbul'un panoramik manzarasını seyredebileceğiniz mükemmel konumlu bir kule.






   Ulaşım açısından İstanbul'un merkezinde olmasından dolayı çok rahat bir konumdadır. Özel araç ile ulaşımda Tarlabaşı'ndan Taksim'e çıkarken sol tarafta Galata Kulesi tabelasından girerek burada bulunan katlı otoparka aracınızı bırakabilirsiniz. Toplu ulaşımla ise Taksim'e geldikten sonra İstiklal Caddesini baştan sona geçtikten sonra caddenin bitiminden 500 metre aşağıda kule ile karşılaşıyorsunuz. Eminönü tarafından geldiğinizde ise Karaköy üzerinden bankalar caddesinden yokuşu tırmanarak veya dünyanın en eski ikinci metrosu olan Sultan İkinci Abdülhamit Han tarafından yaptırılan metroyu kullanabilirsiniz.





   Galata Kulesi 2017 yılı güncel giriş ücreti yerli ziyaretçiler için 10 TL yabancı ziyaretçiler in ise 20 TL'dır. Öğrenci indirimi veya müze kart malesef geçerli değil. 5 yaşından büyük çocuklardan ücret alıyorlar.





   Özel bir şirket tarafından işletilen kulede bir bardak çayın fiyatı ise 6 TL. Asansör içinde asılı olan fiyat listesini size fotoğraflamaya çalıştım.





  Asansör ile belirli bir kısma kadar çıkabiliyorsunuz son iki katı ise dönerek çıkan daracık merdivenlerin arasından yapıyorsunuz. En üst katta büyük bir restaurant alanı oluşturulmuş.





   Kulenin etrafındaki gezinti alanı çok dar olduğundan güzel manzara ile fotoğraf çektirme şansınız biraz azalıyor.





   İstanbul'un tarihi dokusuna yeni eklenen Galata ve Atatürk köprülerine simetrik geçmeyerek bence suliyeti bozan metro hatının Şişhane - Unkapanı arasında geçişini sağlayacak olan köprüyüde istemesemde fotoğraflama imkanı  buldum.





      Galata Kulesine gelmeden önce Beşiktaş'ta bulunan ve daha önce paylaştığım Yıldız Parkı 'nda kahvaltı yapabilir veya buranın bir benzeri manzarayıda Kabataş'tan tekneye binerek tam karşısında bulunan ve Galata Kulesine aşkını ilan eden daha önce bloğumda paylaştığım Kız Kulesi 'nde bulabilirsiniz. Başka alternatif gezi mekanları için Günübirlik Gezi  sayfamı ziyaret edebilirsiniz. Pek çok kere tadilat gören üst kısımları sonradan eklene Galata Kulesinin tarihçeside şöyle:





   Galata Kulesi’nin ne zaman yapıldığı hakkında kesin bir bilgi olmamakla birlikte, Kule’nin İsa’dan sonra 507 yılında imparator Iustinianos zamanında inşa edildiği idda edilmektedir. Aynı zamanda Cenevizliler tarafından İsa Kulesi, Bizanslılar tarafından Büyük Kule olarak anılan yapıya, günümüzdekine yakın şeklini, 1348 yılında Cenevizliler vermiştir. 1509 depreminde büyük zarar gören Kule, devrin ünlü Osmanlı mimarı Hayrettin tarafından onarılmıştır. Ayrıca; Kule, Kanuni Dönemi’nde Kasımpaşa Tersanesi’nde çalıştırılan mahkûm işçiler için hapishane olarak da kullanılmıştır.16 yy.ın sonlarında ise; müneccimbaşısı Takıyeddin Efendi, Kule’nin tepesine bir rasathane kurmuştur. Bir dönem bu şekilde kullanılan Galata Kulesi, 3. Murat tarafından kapatılır ve Kule tekrardan hapishaneye dönüştürülür.


   4. Murat zamanında 1638 yılında; Hezarfen Ahmet Çelebi, kollarına kanat takarak, Galata Kulesi’nden Üsküdar’a o meşhur uçuşunu gerçekleştirir. 17 yy.a doğru mehterhane takımına ev sahipliği de yapan Kule; 1717den sonra artan İstanbul yangınlarıyla baş edebilmek için yangın gözetleme kulesi olarak da kullanılmıştır. Ama ne yazıktır ki Kule 1794 senesi kendisi de yanmaktan kurtulamamıştır.

   Üçüncü Selim zamanında; Galata Kulesi onartıldıktan sonra, Kule’nin üst katına bir cumba eklenir.1831’de kule bir yangın daha geçirir. Bu sefer 2. Mahmut; Kule’nin üzerine iki kat daha çıkar ve külah biçiminde olan ünlü dam örtüsüyle Kule’nin tepesi kapatılır. O dönem onarımla alakalı olarak, Pertev Paşa’nın bir de yazıtı Kule’ye yerleştirilir. 1875 yılında kuvvetli bir fırtınadan sonra, Kule’nin tepesindeki külahımsı çatı uçar ve daha sonra 1960 yılında tekrardan onartılır.

 

  Günümüzde Galata Kulesi’nin yüksekliği 66,90 metre, dış çapı 16.45 metre, iç çapı ise 8.95 metredir. Duvar kalınlığı da  3.75 metre civarındadır.

3 Temmuz 2015 Cuma

SARIYER'İN BOĞAZ MANZARALI KÖYLERİ 2 (GARİPÇE)

       Rumeli Kavağı'ndan çıktıktan sonra çok güzel bir orman yolunun içinden geçerek Garipçe tabelasından denize doğru kıvrılıyoruz. Bu güzel çam ormanlarının arasında karşımıza hemen 3. Boğaz Köprüsü'nün ayağı çıkıyor. Pazar günü olmasından ve artık buraların herkes tarafından bilinir olmasından dolayı oldukça kalabalık. Ufacık köy açık otopark halini almış, öyle ki kalenin içerisindeki alana bile araç park ediyorlar.


SARIYER'İN BOĞAZ MANZARALI KÖYLERİ 1 (RUMELİ KAVAĞI)

       İstanbul'un en güzel ilçelerinden olan Sarıyer'in boğazın eşsiz manzarası sahip olan 3 köyünü havalar ısınmadan gezelim dedik. Sarıyer merkeze girdikten sonra hemen sağ tarafa dönerek Rumeli Kavağı tabelasını takip ediyoruz. 200 metre sonra daha önce tadını denediğimiz ve herkes tarafından bilinen Sarıyer Börekçisi'nde kahvaltımızı yapıyoruz. Börekçinin hemen yanında bulunan caminin tam karşı köşesinde bulunan fırından Selanik Gevreklerimizi yanımıza almayı ihmal etmiyoruz. Yolumuza devam ederken öncelikle boğazın dört bekçisinden biri olduğuna inanılan ve evlenmek isteyen genç kızların ziyaret ettiği Telli Baba türbesine uğruyoruz. Türbenin devamında boğaza kuş bakışı olarak çok güzel konumda bulunan çeşitli kafe ve restoranlar yer almakta. Açık büfe kahvaltı imkanı da sunulan bu yerler özellikle balık yemekleri üzerine yoğunlaşmışlar.       

17 Haziran 2015 Çarşamba

AKÇAKOCA

       Karadeniz'in büyük şehirlere bu kadar yakın olmasına rağmen hala doğal güzelliklerini koruyabilmiş Düzce ilinin en büyük ilçesidir. Karadeniz'in ender kumsallı denizine sahip olması, aynı zamanda yaz kış farketmeden balıkçı barınaklarında taze balık olması Akçakoca'yı farklı kılmaktadır. Denizin hemen bitişiğinde başlayan ve her yanı saran yeşil kuşak ormanları, yıllara meydan okuyan tarihi anıt ağaçları, mağaraları, şelaleleri ve kanyonları ile her çeşit doğal güzelliği bünyesinde barındırmaktadır. Ankara ve İstanbul gibi büyük şehirlere yakınlığı ile dikkat çeken ilçe; otoban ayrımından sonra 35 kilometre içeride yer almaktadır. Gelelim Akçakoca'nın gezilecek yerlerine:



19 Ağustos 2014 Salı

ESKİŞEHİR MASAL ŞATOSU

       Eskişehir’in belediye başkanı Yılmaz Büyükerşen ile birlikte hızlanan turizm yatırımlarının en son halkası olan ve uzun süredir küçük büyük herkes tarafından açılması beklenen Masal Şatosu yeni yapılan stadyumun yanında, Afyonkarahisar yolu üzerindeki Sazova Bilim ve Kültür Parkının içinde yer alıyor. Eskişehir; İstanbul, Ankara ve Konya’dan yapılan yüksek hızlı tren seferleri ile günübirlik veya hafta sonu konaklamalı ziyaretçilerin ilgi odağı olmayı başarmış gibi görünüyor. Temelinin atılmasından itibaren merakla beklenen ve uzun zamandır Eskişehir fotoğraflarını süsleyen bu yapı; eski masallarda anlatılan şatolardan esinlenerek ülkemizdeki çeşitli illerde bulunan kulelerin bu şato üzerine yerleştirilmesi ile son yıllarda yapılan en önemli şehir mimarisi anıt tasarımı olarak dikkat çekecektir.

16 Ağustos 2014 Cumartesi

AZDAVAY

Azdavay; Kastamonu ilinin 77 km kuzeybatısında dağların arasında ıhlamur kokuları ile bezenmiş 1268 m² yüzölçümüne sahip engebeli ve ormanlık arazi ile çevrili bir ilçedir. Azdavay ilçe merkezinin içinden geçen ve üzerinden ilçenin simgesi olmuş olan Aşıklar Köprüsü’nün bulunduğu Devrekani Çayı doğal bir güzellik kaynağıdır. Aşıklar Köprüsü’nün hemen yanında yer alan ve Üsküdar Belediyesi’nin desteği ile yapılmış olan mesire yeri piknik yapmak için ve biraz soluklanmak için gayet uygun bir yer olarak karşımıza çıkıyor. İlçede her yıl ağustos ayında Suğla Yaylası Ihlamur ve Bal Festivali düzenlenmektedir. İlçe içerisinde ve etrafında çok sayıda ıhlamur ağacı bulunmakta ve bu ağaçların çiçeklerinden arıların yaptığı ıhlamur balı; gerçekten çok özel bir lezzet ve mutlaka tadılmalı.



6 Şubat 2014 Perşembe

ESKİŞEHİR ETİ SUALTI DÜNYASI

      Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin turizm yatırımları kapsamında projelendirilen hayvanat bahçesi içerisinde yer alan Eti sualtı dünyası ismi verilen akvaryum Sazova Bilim Kültür ve Sanat Parkı içerisinde bulunmaktadır.  Eti bisküvilerinin sponsorluğu ile hizmete giren akvaryum içerisinde 84 türden 2150 adet balık bulunmaktaymış.


18 Kasım 2013 Pazartesi

İSTANBUL DENİZ MÜZESİ

         İstanbul Beşiktaş sahilinde bulunan deniz müzesi ülkemizin denizcilik alanında en büyük müzesi olma özelliğini taşımaktadır. Kolleksiyonunda yaklaşık 20.000 adet eserin bulunduğu müze Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından kurulan ilk askeri müzedir. İlk olarak 1897 yılında kurulan müze, Kasımpaşa'da bulunan Osmanlı Devlet Tersanesi içerisinde ziyarete açılmıştır. 1961 yılında ise bugünkü yeri olan Beşiktaş iskele meydanındaki Barbaros Hayrettin Paşa anıtı ve türbesi yanına taşınmıştır. 2007 yılında restorasyon için ziyarete kapatılan müze, 4 Ekim 2013 gününde yenilenerek ziyarete açılmıştır.



26 Eylül 2013 Perşembe

GÖYNÜK VE TARAKLI



       Hafta sonu İstanbul veya Ankara’nın yoğun iş temposundan kaçarak zamanın durduğu Osmanlı döneminin halen yaşatıldığı Bolu’nun Göynük ve Taraklı beldelerini gezebilirsiniz.  E5 ve Tem yapılmadan önce kullanılan İstanbul  Ankara yol güzergahının tam ortasında her iki şehirden de aynı uzaklıkta yer almaktadır. Biz İstanbul’dan Tem otoyolu üzerinden giderek Adapazarı – Bilecik çıkışından sonra Bilecik yönünü takip ederek Geyve girişinden Göynük tabelasından devam ederek öncelikle Taraklı’ya ulaştık. Adapazarı gişelerden 60 km sonra Şener Şen’in Türk Telekom için çekilen reklam filmlerinde Mümkünlü Kasabası  olarak geçen bu güzel beldeye ulaşmış oluyorsunuz.

31 Ağustos 2013 Cumartesi

ATLIHAN EL SANATLARI ÇARŞISI

 Eskişehir merkezde Tarihi Odunpazarı Evleri Yaşatma Projesi  kapsamında  eski bir hanın restore edilerek el sanatları çarşısına dönüştürülmüştür.  Han 1850’li yıllarda çevre köy, kasaba ve şehirlerden gelenlerin  hem kendilerinin hem de hayvanlarının konaklamaları için kullanılmıştır.  Atlıhan ismide buradan gelmektedir.  2006 yılında restore edilerek  orijinal mimarisinde inşa edilmiştir.


   İki kattan oluşan ve 675 m²’lik bir alana kurulu olan Atlıhan içerisinde lületaşı, altın, gümüş, cam ve ahşap atölyeleri ile bu ürünlerin satışının yapıldığı dükkanlar yer almaktadır. Ayrıca han içerisinde yöresel yemeklerin sunulduğu lokantalar ile çay bahçesi bulunmaktadır.  Atlıhan’ın tam ortasında Osmanlı mimarisinin vazgeçilmez parçası olan ufak bir fıskiyeli havuz yer almaktadır.

16 Ağustos 2013 Cuma

YILMAZ BÜYÜKERŞEN BALMUMU HEYKELLER MÜZESİ

     Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin turizm alanındaki çalışmalarından biri olan Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi  eski  Odunpazarı Evleri’nden olan ve Çağdaş Cam Sanatları ile Kent Belleği Müzeleri’ne  de ev sahipliği yapan Kent Müzeleri Kompleksi’nde yer almaktadır. 2013 yılının Mayıs ayında ziyarete açılan müzede aynı zamanda Büyükşehir Belediye Başkanı olan Prof.Dr. Yılmaz Büyükerşen tarafından yapılmış olan 160 adet ünlü ismin heykelleri bulunmaktadır.

1 Temmuz 2013 Pazartesi

BÜYÜKADA

 
Büyükada Dilburnunda  Heybeliada Bakışlı Pilye

Pilye Üzerinde Bulunan Seco Tribrach











   İstanbul açıklarında Prens adaları olarak bilinen adaların isminden de anlaşılacağı üzere en büyüğüdür. Maltepe sahilinden sadece 2.300 metre uzaklıkta yer almaktadır. 5,4 km² yüzölçüme sahip olan adada  Yücetepe (203 m) ve Manastır Tepe (164 m) adları ile anılan iki tepe bulunmaktadır. Resmi araçlar hariç motorlu taşıtların yasak olduğu adada ulaşım fayton ve bisikletlerle sağlanmaktadır. Trafik tabelaları bisikletleri uyaracak şekilde tasarlanmıştır. Adaya ulaşım Bostancı, Kabataş, Eminönü, Avcılar gibi ilçelerden kalkan şehir hatları vapurları veya özel tur şirketlerine ait tekneler tarafından sağlanmaktadır.

25 Haziran 2013 Salı

ŞARKÖY


    Tekirdağ'a bağlı Marmara Denizi'ne sahili bulunan adı çok hüzel bir türküde geçen (çıktım Şarköy'ün yoluna sıra sıra zeytinler onbeş yaşında Nazife Hanıma yazık ettiler) güzel bir Trakya ilçesidir. Zeytinlikleri, üzüm şarapları, balık ve karidesleri ile öne çıkan İstanbul'a Mahmutbey gişelerden sonra 200 km uzaklıktadır. Yaz aylarında tatilcilerin doldurduğu ilçede Ege Bölgesini aratmayacak eğlence yerleri mevcuttur. İlçe merkezinde bulunan çarşıda her türlü ihtiyaçlarınızı karşılayıp hediyelik eşya alışverişi yapabileceğiniz çok sayıda dükkan bulunmaktadır. Ulaşım için İstanbul'dan İstanbul Seyahat ve Şarköy Seyahat'in yaz döneminde her saat seferi bulunmaktadır.

17 Haziran 2013 Pazartesi

ÇATALCA YALIKÖY VE ÇİLİNGÖZ


    İstanbul'un gürültüsünden ve stresinden uzaklaşarak kalabalık olmayan kimsenin bilmediği bir yer arıyorsanız doğru tercih Mahmutbey gişelerden 90 km uzaklıkta yer alan Yalıköy ve Çilingöz Tabiat Parkıdır. Çatalca gişelerden çıktıktan sonra Subaşı ve Karacaköy merkezlerini geçtikten sonra Yalıköy'e ulaşıyorsunuz. Burası eski bir Rum köyü iken daha önceleri ise korsanların eğlence yeri olarak bilinmekteymiş. Eski zamanlarda sahilde çıkan çakıl taşlarından dolayı şuan taş süsleme sanatında kullanılan Podima taşıda bu köyün eski ismiymiş. Yalıköy hala eski dokusunu bozmamış İstanbul'a yakın ve sahili olan ender köylerden bir tanesidir.  

1 Haziran 2013 Cumartesi

FLORYA SOSYAL TESİSLER

    İstanbul Avrupa yakasındaki sahildeki ender yeşil alan ve dinlenme yerlerinden bir tanesidir. Küçükçekmece ile Yeşilköy arasındaki sahil yolu üzerinde itfaiye binasının hemen arkasında yer almaktadır. Sadece özel araç ile ulaşımın mümkün olduğu parkın otoparkı da ücretsizdir.  İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen sosyal tesis ve düğün salonunu içinde bulundurmaktadır. Yaz aylarında hafta sonları hem düğün organizasyonları hem de gezmek için gelenlerden dolayı çok kalabalık olmaktadır. İçerisinde bir havuz başı ve bir de kapalı düğün salonu bulunmaktadır.

23 Mayıs 2013 Perşembe

İSTANBUL AKVARYUM

   İstanbul Akvaryum Avrupa yakası Bakırköy ilçesi sınırları içerisinde Florya sahil yolu üzerinde yer almaktadır. Proje ilk olarak 2003 yılında dönemin İBB belediye başkanı olan Ali Müfit Gürtuna tarafından tanıtılmış ve yap işlet modeli ile ihaleye çıkartılmıştır. 2003 yılı sonlarında temeli atılan proje ancak 25 Haziran 2011 yılında hizmete açılmıştır. Projeyi Nuhoğlu-Öztaş Yapı A.Ş. hayata geçirmiştir. Akvaryumun işletmesini ise Nuhoğlu İnşaat - Metal Yapı Konut - Alt ve Üst Yapı İnşaat - Nas İnşaat şirketlerinden oluşan konsorsiyum gerçekleştirmektedir. 2013 yılı için geçerli güncel giriş ücreti ise yetişkinler için 29 TL öğrenciler için ise 22 TL olarak belirlenmiştir. Malesef sadece 0-2 yaş arası çocuklardan ücret almıyorlar. Ayrıca yıllık geçiş için 75 TL ve dört kişilik aile için 85 TL'lık indirimli paketleri düşünülmüştür. Hafta içi 10:00 - 19:00 hafta sonu ise 10:00 - 20:00